İle de la Cite Adası ve Notre Dame Katedrali (Notre Dame de Paris)

Paris’te bulunan bu ada, Seine Nehri üzerindeki iki natürel adadan büyük olanı. Ortaçağdaki tarihî şehir bu ada üzerine heyetmiş. Notre Dame Katedrali, tarihî Sainte-Chapelle ve Conciergerie Hapishanesi bu ada üzerinde. Adaya erişimi sağlayan dört ana köprünün yanı sıra ikinci natürel ada ile irtibatını kuran bir de ufak köprü mevcut.

notre-dame

Biz Neuf Köprüsü (Pont Neuf) üzerinden adaya geçiş yapıyoruz ve istikametimizi direk Notre Dame Katedraline çeviriyoruz. Gotik tarzda yapılmış bu katedrali alaka çekici kılan, sanırım bu sıra dışı mimarisi. 1163 seneninde yapımına başlanan katedral ancak 1345 seneninde bitirebilmiş. Katedral girişinde genişçe bir alan var ve yapının batı cephesi burası. Katedral, çoğunlukla de bu cephesi ile resim karelerinde bulunur. Katedralin içerisinde büyük bir org ve beş çan mevcut. Biz de, Katedral önündeki yoğunluğun az olduğunu görüp burayı ziyaret etmeye karar veriyoruz. Birkaç dakikalık bekleyişin hemen peşinden Katedralin mum ışıklarıyla aydınlatılan karanlık iç bölümüne giriyoruz. Orgun sesi içeride sanki yankılanıyor. İsteyenler Katedralin tepesine de çıkabiliyor, ama biz yeniden yoğunluktan ve zaman darlığından dolayı çıkmak istemiyoruz. Katedralden çıkıp, Ile de La Cite’yi dolaşıyoruz. Karnımızın hafiften acıktığını da hissedip bir Fransız krepi tatmak istiyoruz. Çinli bir kızın pişirdiği krepin hazırlanışı dikkatimizi çekiyor. O kadar uyumlu ve bir o kadar da pratik bir şekilde hazırlıyor ki krepleri…

Son derece kolay görünüyor aslında. Krepimizi de yedikten sonra ada üzerindeki armağanlık eşya dükkanlarını dolaşmaya başlıyoruz. Rengarenk anahtarlıklar, her boyutta minyatür Eyfel kuleleri, çeşit çeşit magnetler, aksesuarlar, çakmaklar… Ne ararsanız var hasılı. Birkaç anı ve armağanlık alıp Seine Nehri‘nin karşısına, Saint Bernard Caddesine doğru yöneliyoruz.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*